OLMASI GEREKENLERİN ULAŞILAMAZ UZAKLIĞI VE DAYANILMAZ "AĞIRLIĞI”
( Bu fotorafı unutma ey insan-oğlu, belleğine kazı ve unutma ve ağla, öyle ağla ki, ağladıkça daha çok ağla, ağlaman kışkırtsın ve çoğaltsın kendini, ağla, artık ağlayamaz hale gelinceye kadar ağla ey insaoğlu, ağla zavallılığına ağla... Ağla çünkü gördüğün fotoğrafta senin de suç-ortaklığın var... ) (Bu yazılanlara dair okuyucu için tanıtıcı ön-yazmalar ; bunlar da dahil olmak üzere, aşağıda tümce içerikleri-oluşturucu öğeleri olarak kullanılan hiçbir sözcük “maksimum/doygun” anlamıyla kullanılmamıştır. Örneğin “başka” sözcüğü “tamamen-başkalığı” içermez, bir şeyin ona göre-başkası olanla ilişkisindeki “nisbi-farklılığa” işaret eder sadece <-- veya buradaki à “sadece” bağlamında “sadece’dir”, salt-mutlak anlamıyla bir “sadecelik” yoktur zaten. Tümce içeriğinde kullanılan sözcükler için geçerli olan bu “kural” cümle içinde ve giderek parağraf içinde ve sonuç olarak tüm-metin için <-- de geçerlidir.) Olan ile olması-gerekenleri iki ayrı düzlemde ele almak ger...